123 Flash Menu By Dreamingsoft
 
Kocaeli İl Müftülüğü ve TDV Kocaeli Şubesi Tarafından Geniş Katılımlı İftar Programı Düzenlendi...| Diyanet İşleri Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz İlimizde Çeşitli Programlara Katıldı...| Kocaeli İl Müftülüğümüzün Düzenlediği İftar Yemeği Yoğun Katılımla Gerçekleşti ...| Yaz Kuran Kursları Heyecanı Başladı...| Ramazan Ayı Öncesi Vaizler İle Toplantı Yapıldı...|

Menü
Makaleler
Mehmet SÖNMEZOĞLU Kocaeli İl Müftüsü

Kardeşlik Zamanı
Duyurular
  Banka Promosyon İhalesi Duyurusu
   02 Temmuz 2014

  2014 Yılı Hatimle Namaz Kılınan Camiler
   25 Haziran 2014

  10.06.2014 Tarihli Nakil Sınav Sonuçları
   13 Haziran 2014

  2014 Hac Semineri
   30 Mays 2014

  Hac Basın Bülteni
   30 Mays 2014

Kur'an Dinle
 

Sure:
Bağlantılar

Diyanet İşleri Başkanlığı
Türkiye Diyanet Vakfı
Kocaeli Valiliği
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi
Mehmet Sönmezoğlu
Resmi Gazete
Bimer
E-Bordro
Web Mail

Kalite Yönetim Sistemi
Aile ve Dini Rehberlik Bürosu

Site sayacı
  • Bugün: 160
  • Dün: 205
  • Toplam: 770.728 ziyaretçi
  • Online Ziyaretçi: 26
  • IP No: 23.20.30.63
  •      İslam'da Eğitim ve Öğretimin Önemi
      Tüm yazarlar || Diğer makaleleri
       İslam'da Eğitim ve Öğretimin Önemi

    Yüce dinimiz İslam, ilme, okuyup öğrenmeye ve faydalı bilgileri başkalarına öğretmeye büyük önem vermiş; kendileri için gerekli olan bilgileri edinmeyi, kadın erkek bütün Müslümanlara farz kılmıştır. İlim sahibi olmayı en büyük rütbe kabul etmiş, bu sebeple tüm zorluklarına rağmen ısrarla ilim öğrenmeyi tavsiye etmiştir. Çünkü fertlerin ve toplumların madd-manev her alanda ilerleyip yükselmelerini sağlayan etkenlerin en önemlisi hiç şüphesiz ilim ve tekniktir.

    Allah Tel bilgi sahibi olanların diğer insanlardan daha faziletli olduğunu Kuran-ı Kerimde şöyle bildirmektedir: De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar. (Zümer, 39/9) (Bilen ve bilmeyen) bu iki zümrenin hali, kör ve sağır ile gören ve işiten kimselerin hali gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hl düşünmez misiniz? (Hd, 11/24)

    Yüce Rabbimizin, insanlığa dünya ve ahiret mutluluğunun yollarını göstermek üzere indirdiği kitabımız Kuran-ı Kerimde, onu bütün insanlığa tebliğ ile görevlendirdiği sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)e ilk hitabı Oku emri olmuştur. Bu ilh hitabın geçtiği suresinin ilk beş ayetinde şöyle buyrulmaktadır: Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alakdan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir. (Alk, 96/1-5)  Bu hitap, İslamın okumaya, öğrenmeye ve bilgiye verdiği değeri çok açık bir şekilde göstermektedir.

    Kuran-ı Kerim, her türlü kötülüğün, batıl inanç ve sapık düşüncelerin, hatta şirk ve küfrün gerçek sebebi olarak bilgisizlik ve cehaleti göstermiştir. Bu yüzden İslamdan önceki karanlık döneme Cahiliye Dönemi denilmiştir. Yüce Allah Kuran-ı Kerimde; Sakın cahillerden olma! (Enm, 6/35), Cahillerden yüz çevir (Arf, 7/199) buyurarak müminleri cahillerden ve cehalet bataklığına düşmekten sakındırmıştır.

    İlim; küfrü, her türlü sapıklık ve karanlığı ortadan kaldıran, hakikat yolunu aydınlatan bir nurdur. İlim ancak okumakla, eğitim ve öğretimle elde edilir. Bu sebeple dinimiz okumayı emretmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de okumanın, öğrenmenin öneminden dolayı Müslüman çocukların İslama karşı savaşan müşriklerden bile okuma yazma öğrenmelerinde bir sakınca görmemiştir. Bilindiği üzere, Bedir Savaşında Müslümanlara esir düşen Mekke müşriklerinden kurtuluş fidyesi ödeme imkanı olmayanlar, on Müslüman çocuğa okuma-yazma öğretmek karşılığında serbest bırakılmışlardır. Bu anlayış bile, dinimizin okumaya ve öğrenmeye verdiği önemi göstermesi için yeterlidir.

    Hz. Peygamber (s.a.s.) eğitim ve öğretime büyük önem vermiştir. Mekke döneminin zor ve meşakkatli şartlarında bile Müslümanların eğitimiyle meşgul olmuş; hicretten sonra da Medinede inşa ettikleri mescidin bitişiğinde eğitim-öğretim faaliyetleri için Suffe denilen bir mekan tesis ederek ashabının eğitim ve öğretimine devam etmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) burada bizzat kendisi ders verdiği gibi, Kuran ve okuma-yazma öğretmek üzere öğretmenler de görevlendirmiştir.

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), çocukların ve gençlerin hem madd, hem de manev alanlarda eğitilmeleri tavsiyesinde bulunmuştur. Bilginin yaygınlaştırılmasını teşvik etmiş, insanlardan bildiklerini başkalarına öğretmelerini istemiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) eğitim ve öğretim konusunda kadın- erkek ayrımı yapmamıştır. Erkekler kadar kadınları da ilim öğrenmekle mükellef tutmuş ve aralarında fark olmadığını bir hadis-i şeriflerinde şöyle haber vermiştir: İlim öğrenmek (erkek-kadın) her Müslümana fazdır.  (İbn Mce, Mukaddime, 17)

    Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kız çocuklarına özel bir önem vermiştir. Kız çocukların eğitimiyle meşgul olup, onları yetiştirenleri öven Hz. Peygamber (s.a.s.), Her kim, iki kız çocuğunu baliğ oluncaya kadar yetiştirirse, kıyamet günü ben o kimseyle şöylece yan yana bulunurum buyurmuşlar ve mübarek parmaklarını birbirine bitiştirmişlerdir. (Riyazüs-Salihin 1/311)

    Yeni bir eğitim-öğretim yılının başladığı şu günlerde çocuklarımız arasında kız-erkek ayrımı yapmadan hepsinin eğitim ve öğretim imkanlarından yararlanmasını sağlamalıyız. Ailesine, milletine ve devletine faydalı evlatlar yetiştirmek için üzerimize düşen sorumluluklarımızı yerine getirmeli ve bu konuda hiçbir fedakrlıktan çekinmemeliyiz.


    [ Yazan : Mehmet SÖNMEZOÐLU Kocaeli İl Müftüsü | Okunma : 4437 | Tarih: 22 Eyll 2011 ]
            


    2008 - 2014 © Kocaeli İl Müftülüğü Şahabettin Bilgisu Caddesi No:51 41100 KOCAELİ Telefon: 0.262.322 34 71 Faks: 0.262.321 17 17
    Her hakkı Kocaeli İl Müftülüğü'ne aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.
    Bu sayfa: 0,03 saniyede yorumlandı.